4. Bulgar Bozoğlan Etkinlikleri yapıldı.

Tahtacılar Derneği öncülüğünde bu sene 4. Defa düzenlenen Bulgar Bozoğlan etkinlikleri 9 Ağustos 2015 Pazar günü Karaman ili Ayrancı ilçesi sınırları içerisinde yer alan 2700 rakımlı Bulgar Bozoğlan dağında yaklaşık 400 kişinin katılımıyla yapıldı.

Hazırlıklarına bir gün önceden başlanan etkinlik sabah çok erken giden gurubun tüm hazırlıkları tamamlamasıyla birlikte diğer konukların da toplam 10 otobüs ve 30’a yakın  özel araçlarıyla Türkiye’nin değişik bölgelerinden gelerek onlara katılmasıyla başladı. Ardından bütün üyelerin ve konukların toplu şekilde Bulgar Bozoğlan’ın yatırını ziyaret etmesiyle devam etti.

Etkinlikte Çamalan köyünden Anacık Boz teyzenin ve Dernek üyemiz Aysun Akgün’ün kurbanlarının yanı sıra tüm üyelerin katıldığı birlik kurbanı da yapıldı. Kurbanlar odun ateşinde kavurma  yapılarak öğle yemeği olarak tüm konuklara servis yapıldı.  Ayrıca diğer bazı dernek üyelerimiz şeker, çikolata, lokum, elma, armut, üzüm, erik, incir gibi yanlarında getirdikleri lokmaları ikram ettiler.

Tahtacılar Derneği Başkanı Sami Akgün yaptığı konuşmada 1200’lü yıllarda Karamanoğulları  döneminde yaşadığı ve buraları yurt tuttuğu söylenen Bulgar Bozoğlan Dedenin  aynı Abdal Musa gibi Geyikli Baba gibi o zamanlar doğa inançlarından kopmamış Türkmenlere önderlik ettiğini ve yol gösterdiğini  söyledi. Ayrıca Anadolunun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında önemli katkılar sağladığını söyledi. Günümüzde ise buranın bütün toplum kesimlerinin ziyaret ettikleri kutsal bir mekan olmakla birlikte bütün milletimizin ortak bir değeri olduğunu belirtti.

Karaman Ayrancıdan gelen jandarma ekiplerinin huzur ve güven ortamında gerçekleşen etkinlikte Aşık Süleyman Kuşçu ve Aşık Turan Özel tarafından türkülerden ve deyişlerden oluşan bir müzik ziyafeti sunuldu. Çamalan Köyü Samah ve Mengi ekibi samaha durdular. Ardından tüm üyelerin katılımıyla etkinlik coşku içinde devam etti. Etkinliğin sunuculuğunu Dalakdere köyünden Muzaffer Çelen yaptı.

Bu yılki etkinliğe çok sayıda dernek üyesinin yanı sıra Türkiye’nin değişik bölgelerinden ve yakın köylerden misafirler  katıldı. Ayrıca etkinlige Alevi Kültür Dernekleri Silifke Şube başkanı Celal Necati Üçyıldız, Alevi Kültür dernekleri Toroslar Şube Başkanı Hüseyin Değerli, Ankara’dan İsmail Acar Dede, Halk Kültürleri Araştırmacısı Ali Aksüt  ve Mersinli Gazeteci yazar Av. İzzet Uludağ’ın yanı sıra Bogaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi Başak Akgül de katıldı.

Adsız

Yayla Yollarında.

20150705-0001İçel Sanat Kulübü tarafından 05.07.2015 tarihinde Bulgar Bozoğlan konulu bir doğa ve kültür gezisi  yapıldı. Mersinin kuzeyinden  Karaman il sınırları içine kadar devam edecek ve  günübirlik olarak yapılacak  gezi  için kulüp üyeleri, sabah 8:00’dan itibaren Cumhuriyet Meydanı’nda toplandılar. “Günaydınve merhaba”ların ardından tüm hazırlıkların tamamlanıp son kontrollerin  yapılmasından sonra  alanda kendilerini bekleyen 3 otobüse binerek  gezi programına başladılar. Gezi liderliğini ve rehberliğini  İçel Sanat Kulübü 2. Başkanı Latif Bolat yürüttü.  Geziye çok sayıda İçel Sanat Kulübü üyesiyle sivil toplum temsilcileri de katıldılar.

Gezi heyeti ilk molasını Soğucak yaylası içindeki çay bahçesinde verdi ve burada tüm heyet sıcak çaylar ve pideler eşliğinde sabah kahvaltılarını yaptılar. Yaklaşık yarım saatlik kahvaltı molasının ardından otobüslere binilerek  torosların en yüksek tepelerine doğru tırmanma başladı. Bekiralanı, Yeniköy, Kızılbağ geçildi. Aslanköy yoluna dönüldü. Yavca geçildi.  Otobüsler içinde müzik, hoş sohbetler  ve güzel manzaralar eşliğinde  devam edilirken 50 dakikalık bir yolculuktan sonra Tırtar köyüne varıldı. Burada soğuk suyuyla meşhur şeker çeşmenin başında tekrar bir mola daha verildi. Mola esnasında tüm gezi heyeti çeşme başında şöyle temiz bir hava aldılar, el yüz yıkaması yaptılar, soğuk ve  lezzetli sudan doya doya  içtiler. Ayrıca heyetten bazıları  sahibinden izin alarak yol kenarlarındaki organik kiraz ve vişne ağaçlarından meyve  topladılar ve herkese ikram ettiler.  Kısa bir aranın ardından gezi  rehberimiz Latif Bolat tüm heyeti  başına toplayıp gezinin içeriği hakkında açıklamalar ve bilgilendirmeler yaptı.  Latif Bolat gezinin bir doğa ve kültür gezisi olduğunu söyledikten sonra birazdan belki de çoğumuzun ilk defa göreceği  hatta Büyük İskender’in bile bilmediği için Gülek Boğazını kullanmak zorunda kaldığı Dümbelek Boğazın’dan geçeceğimizi ve boğaz çıkışından sonra coğrafi şartların çok değişeceğini ve  insanı şaşırtan aynı Tiyenşan dağları ya da Gobi çöllerine benzeyen bir manzarayla karşılaşacağımızı söyledi.  Ayrıca devamında  Çoçak vadisi ve ardından Bulgar Bozoğlan Yatırı ziyaretiyle gezimizin devam edeceğini söyledi.  Ayrıca bu bölgelerin tarihiyle ilgili bilgiler de verdi.

Hem stabilize hem de virajlarla dolu uzun tırmanışımız tekrar başladı ve ardından dümbelek boğazını çıktıktan sonra çok eski zamanlardan kalma bir mezarlığın başında  verilen bir molanın ardından Çoçak Deresine varıldı.  Çoçak kaşı kenarına kadar otobüsle devam edilerek Çoçak kaşı kenarında bir mola daha verildi. Bu vadinin eşsiz manzarası eşliğinde yerlere oturularak sohbetler edildi. Şarkılar söylendi.  Fotoğraflar çekildi.  Otobüslere tekrar binildiğinde geniş bir ovanın üzerinde keven otları,  yörük obaları, koyun ve keçi sürülerinin yarattığı manzara eşliğinde Bulgar Bozoğlan tepesine doğru yolculuğumuz sürdü.

2700 m yüksekliğindeki konik tepenin eteklerine vardığımızda aşağıdaki manzara daha bir ilginç ve şaşırtıcı görünüyordu.  Sanki dünyanın ilk kuruluş günlerini anımsatan görülmeye değen bir manzara hakimdi.  Yemek saati de gelmişti ve tepenin yamaçlarında bulunan yaşlı ardıç ağaçlarının gölgelerinde guruplar halinde toplanılarak getirilen kumanyalar hep birlikte yenildi. Karpuzlar kesildi, sazlar çalındı, koyu sohbetler yapıldı, yeni tanışmalar gerçekleşti.  El birliğiyle çöpler toplandı.  Sıra Bulgar Bozoğlan dağının doruk noktasına çıkmaya gelmişti.  Arabayla çıkmak mümkün değildi.  Yaklaşık yarım saatlik yürüyerek  yapılacak  tırmanışın ardından tepenin  doruk noktasına varılacaktı. Güneye ve kuzeye hakim Tepenin doruk noktasında 1200’lü yıllarda Karamanoğulları zamanında  yaşadığı  söylenen  Bulgar Bozoğlan Dede’nin  yatırı  bulunuyordu.  Türbe hazine avcıları tarafından biraz tahrip edilmiş olsa da  tüm heybetiyle orada duruyordu. Türbenin onarımı Tarsus’a bağlı Çamalan köylüleri  tarafından zaman zaman yapılıyordu.  Ayrıca yurt dışında yaşayan bir hayırsever aile tarafından orijinal türbenin yan tarafına sembolik bir türbe ve 200 basamaklı merdiven bile yapılmıştı. Bulgar Bozoğlan yatırı tüm toplum kesimlerinin ziyaret ettikleri kutsal bir mekan  olmakla birlikte daha çok Tahtacı Türkmenlerinin ziyaret edip kurbanlar kesip dileklerde bulunduğu bir yer olduğu söylendi.  Hatta ziyaretçilerden bir bayan kendisinin erdemli yörüklerinden olduğunu annesinin kendisine küçüklüğünde çok defa içinde Bulgar Bozoğlan adı geçen ninniler söyleyerek büyüttüğünü söyledi. Hatta bu ninnilerden birisini orada ezberinden tekrarladı.  Bilenler Bulgar Bozoğlan hakkındaki bazı efsaneleri de anlattılar.

Yatır ziyaretinin ardından tepenin yamacındaki düzlükte ağaçların altında tekrar toplanıldı. Rehberimiz tarafından çok fazla karanlığa kalmadan yola koyulmamız  gerektiği söylendi. Ayrıca dönüşte bölgedeki yörük obalarından birini ziyaret edeceğimizi söyledi. Geri dönüş yolunda 20 haneli bir yörük obasına  ziyaret  yapıldı. Oba sakinleriyle tanışma ve sohbetler yapıldı. Ardından geri dönüş yolculuğu başladı. Geri dönüş yolunda tüm gezi heyetinin yüzünde tatlı bir yorgunluk ve huzur hakimdi.  Farklı bir deneyim yaşamanın ve böylesine verimli bir geziye katılmanın sevinci ve memnuniyeti  herkesin yüzünden okunuyordu.
Sami Akgün

2. Mersin Kültürler Festivali Yapıldı.

mersin2. Mersin Kültür festivalini geride bıraktık. 17-18-19 Nisan 2015 tarihleri arasında yapılan ve 3 gün devam eden festival farklı kültür ve geleneklerin buluşmasına sahne oldu.
Farklı kültürlerin bir arada nasıl barış ve kardeşlik içerisinde yaşadıklarının ve aralarında en ufak dahi bir problemin olmadığının bütün Türkiye’ye hatta tüm dünyaya gösterildiği bir etkinlik oldu.
Bütün derneklerin yörelerine özgü lezzetlerini ve folklorik özelliklerini sergiledikleri festival bir karnaval havasında gerçekleşti. Kimi dernekler yörelerine özgü peynirleri kimisi pişmaniyesini kimi dondurmasını, künefesini baklavasını tanıttı, yöresel folklor gösterilerini yaptılar türkülerini söylediler.
Ayrıca yetenek sizsiniz programından tanınan Konya kaşık ekibi gurubu gençler de izleyenleri adeta büyülediler. Kaşık oyunlarına farklı bir boyut getirmişler. Ellerine sağlık diyoruz.
Tahtacılar derneğimiz de  kültürümüzün önemli parçalarından olan samah ve mengi gösterisiyle ve aşure tatlısıyla etkinliğe katkıda bulundu.  Derneğimizin standında sergilediğimiz küçük bir tahtacı tarihi müzesi ve bizleri yansıtan tahtadan yapılmış el sanatları ürünleri de çok ilgi gördü.
Tahtacılar derneği başkanımız Sami Akgün  festivalin amacının  farklı kültürlerin kışkırtılması veya parlatılması olmadığını milletimizin nasıl birlik ve beraberlik  içinde yaşadığının dosta düşmana gösterilmesi olduğunu söyledi.
Tren istasyonundan Cumhuriyet meydanına kadar yapılan bir kortej yürüyüşüyle başlayan festival renkli görüntülere sahne oldu. Bazı dernek üyesi kadınlarımızın geleneksel kıyafetleriyle katıldığı Tahtacılar derneğimizin yürüyüş kolu oldukça kalabalıktı.
Yürüyüş kortejine ve festival etkinliklerine katılarak tahtacı kültürünün geniş kesimlere tanıtılmasında katkısı olan tüm üyelerimize ve akrabalarımıza çok teşekkür ediyoruz. Nice böyle festival ve etkinliklerde buluşmayı diliyoruz.
Ayrıca Mersin Valiliğinin himayelerinde festivalin düzenlenmesini sağlayan Mersin Bürokratlar ve İşadamları Derneğine ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.

2. Mersin Kültür Festivali’ne Çok Az Kaldı.

2. MERSİN KÜLTÜR FESTİVALİ’NE ÇOK AZ ZAMAN KALDI.
Mersin Valiliğinin Desteğiyle Mebider öncülüğünde İlimizde bulunan tüm yöre, hemşeri ve kültür derneklerinin de katılımlarıyla 17-18-19 Nisan 2015 tarihleri arasında Mersin Cumhuriyet Meydanında 2. Mersin Kültür Festivali yapılacaktır. Tahtacılar Derneğimiz de festivalin katılımcıları arasındadır. Etkinlik 17 Nisan 2015 Saat 14:00′ da Tren Garı önünden Cumhuriyet Meydanına kadar yapılacak kortej yürüyüşüyle başlayacaktır. Kortej yürüyüşüne Tahtacılar Derneğimizin üyeleri de geleneksel kıyafetleriyle katılacaktır. Daha sonra Cumhuriyet meydanında festival açılışı yapılacak ve katılımcı derneklerin standları ziyaret edilecektir. 3 gün sürecek etkinlikte bütün dernekler hazırlanan programa göre kendi kültürel faaliyetlerini yapacaklardır. 18 Nisan 2015 Saat 18:15-19:00 arası Tahtacılar Derneğimizin Çamalan Köyü Samah ve Mengi ekibinin gösterisi olacaktır. Yürüyüş kortejine, festivale ve Derneğimizin standına tüm tahtacıları dostlarımızı ve bütün Mersin halkını bekliyoruz.
Sami Akgün
Tahtacılar Derneği Başkanıfestival2015

Sultan Nevruz Coşkusu

Tahtacılar Derneği ve Alevi Kültür Dernekleri Toroslar Şubesi ile birlikte  düzenlenen Sultan Nevruz kutlama etkinliği  21 Mart 2015 tarihinde Toroslar Cemevi binasında yapıldı. Etkinliğe dernek üyelerimizin ve akrabalarımızın yanı sıra  sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı

Etkinlik saygı duruşuyla başladı. Alevi Kültür Dernekleri Toroslar Şubesi 2. Başkanı Mehmet Şahin açılış konuşmasının ve günün anlam ve önemiyle ilgili bir sunumunun ardından,  sözü Tahtacılar Derneği Başkanı Sami Akgün’e verdi. Akgün konuşmasında Sultan Nevruz’un  atalarımızdan miras kaldığını 21 Mart günü aynı bizim semahlarımızda olduğu gibi dünyamız hem güneşin etrafında hem de kendi etrafında dönmesini sürdürürken gece ve gündüzün eşit hale geldiğini, bir anlamda gece ve gündüzün eşitliğini kutladığımız bu günün kadın erkek eşitliğinden tüm insanların eşitliğine hatta tüm canlıların eşitliğine vesile olmasını diliyorum dedi.

Samimi bir sohbet muhabbet havasında geçen etkinlik Halk müziği sanatçısı Kenan Altıoğlu ve Aysel Fırat ‘ın söylediği  türkülerle ve deyişlerle devam etti. Dernek üyelerinden Aysun Akgün ve Emine Uğur da birer  türküyle onlara eşlik ettiler. Deyişler sırasında kendini tutamayan bazı dernek üyelerimiz samaha durdular.

Daha sonra dernek üyelerinin Sultan Nevruza özel evlerinde yapıp getirdikleri kömbeler ve Dernek mutfağında hazırlanan İrmik helvası Bahri Altınok tarafından hayırlısı verilip duası okunduktan sonra konuklara ve dernek üyelerine ikram edildi. .

Kısa bir aradan sonra Dernek üyelerimizden Mehmet Özcan’ın çaldığı  saz eşliğinde konukların ve dernek üyelerimizin  mengi dönmeleriyle etkinlik devam etti.tahtacılar

Bulgar Bozoğlan Dede Hakkında

Katerina Venedikova Bulgar asıllı Türkolog. Kendisiyle bir konferansta tanıştım. Bulgarların Anadolu’da yaşadıkları dönemle ilgili çalışmalar yapan bir akademisyen. Anadolu’daki Bulgar yerleşimleri ve kültürü hakkında oldukça geniş bir çalışma yapmış. Kendisine Bulgar Bozoğlan’ı biliyor musunuz diye diye sorduğumda “evet, Karamanoğulları zamanında yaşamış Bulgar asıllı dede” dedi. “Bu bilgi hangi kaynakta var” dediğimde “Karamanoğulları’nın yazılı kaynaklarında” olduğunu söyledi. Kendisinin yazdığı bazı kitapları referans olarak gösterdi. Kendisiyle daha sonra email aracılığıyla yazıştık. Kendisinin önerdiği kitapta Bulgar Bozoğlan geçen sayfaları bir arkadaşım Türkçe’ye çevirdi.
Kitapta Bulgar Bozoğlan Dede’nin Karamanoğulları döneminde Ereğli yakınlarında yaşamış bir dede olduğu söyleniyor.
Bu bilginin yazıldığı
kitabın adı: Bilgarite v Mala Aziya ot drevnostta do nashi dni / Kadim zamanlardan günümüze kadar Küçük Asya`da Bulgarlar, Stara Zagora 1998, 490 sayfa, 16 il.
Yazarı: Katerina venedikova
Bu kitap halen Bulgaristan’da kitapçılarda satılıyor. Bir kopyası da bende var. Daha ciddi araştırma yapmak isteyen araştırmacı ve akademisyenler bu kitapta geçen kaynakları bularak daha fazla bilgiye de ulaşabilir. Katerina Venedikova’nın iletişim bilgileri de bende var. Ancak kendisine sormadan paylaşmak istemedim.
Bulgaristan’da yaşayan Türk asıllı bir arkadaşım tarafından çevirisi yapılan sayfalar burada  yayınlamak için biraz fazla. Ancak ilgili birkaç paragrafı buraya koymak istiyorum.
“XII, XIV, XV ve XVI yüzyılda Karaman tarihinde anlatılan Bulgarların yaşadığı yerler ve bölgeler yazılı metinler müsaade ettiği ölçüde tam olarak tespit edilmiş, bu veriler başka kaynaklar ile de karşılaştırılmıştır.
Bütün Karaman Tarihinden belli veriler kullanılmıştır. Tarihin yazarlarından özellikle Yaricani tarihi kişiler, köyler, kaleler, yöreler ve bölgeleri anlatmıştır. Başka kaynaklar da XIII yüzyıl öncesi, XVI ve sonraki yüzyıllar Bulgarlarını anlatmaktadırlar. Tarihi anlatımlara Bulgarların XVIII. yüzyılda Eskişehir, Bursa, Afyonkarahisar, Mihalıççık, Mudanya şehirlerinde ve civar köylerinde yaşamışlardır. Yukarıda sayılan yerler Karaman tarihinde Bulgarların hareket alanlarıdır.
XX yüzyıl türkülerinde Bulgar Dağından bahsedilmeye devam edilmektedir. Dağın en yüksek tepelerinden biri Bulgar Bozoğlan tepesidir. Bu tepede Bulgar Bozoğlan Dedenin türbesi ve mağarası bulunmaktadır. Çocukları olmayan kadınlara erkek çocuk sahibi olmaları için ziyaret ettikleri bir yerdir. Bu tepenin altında Bulgar suyu platosu yer almaktadır.”

Kemal Akgün

2. Mersin Kültür Festivali’ne Doğru

Mersin Bürokrat ve İşadamları Derneği’nin (MEBİDER) öncülüğünde bu yıl 2.’si düzenlenecek olan Mersin Kültür Festivali’nin ilk hazırlık toplantısı yapıldı. Tahtacılar Derneğimizin de katılımcıları arasında bulunduğu festival bu yıl 11-13 Ekim 2014 tarihleri arasında yapılacak. Festival alanı olarak yine Cumhuriyet Meydanı ve Kültür Merkezi kullanılacak.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan MEBİDER Başkanı Ekrem Sağlam, bir önceki festivalin oldukça başarılı geçtiğini ifade ederek, “Bu başarıda şüphesiz derneklerimiz başta olmak üzere komite üyelerimizin katkısı oldukça fazla. Herkese teşekkür ediyorum. O kadar güzel bir faaliyet gerçekleştirmiş olduk ki hangi mecraya gitsek insanlar kültür festivalinden bahsediyorlar. Bu yılda festival çalışma komitemizi seçtik. Arkadaşlarımız 1 aydan beri çalışıyor. 2. Kültür Festivalinin ilkinden daha güzel olması gerekiyor. Bunu da hep birlikte başaracağımıza inanıyorum” dedi.
Festival Yürütme Kurulu Koordinatörü Aşkın Günay ise Mersin’in de artık bir kültür festivalinin olduğunu kaydederek, “Bu kültür festivali hepimizin birlikteliği ile hepimizin el birliğiyle gerçekten güzel bir şekilde barış, kardeşlik mesajı verdi tüm Türkiye’ye. İnşallah 2.’sini de bu yıl yine 11-12-13 Ekim tarihlerine yapacağız. MEBİDER ile Festival Yürütme Kurulu, birlikte inşallah 2.’sini daha güzel bir şekilde düzenleyeceğiz. Bu yılki festivalin daha çok ses getireceğine inanıyorum. İlkinde çok katılımlı, çok güzel bir festival süresi geçirdik. Geçen sene yaptığımız ufak tefek eksiklikleri bu sene giderip daha güzel renkli bir festival yapmayı planlıyoruz. Festivalde bu yıl çadır fiyatlarında değişiklik yapmayı düşünmüyoruz ancak bazı değişiklikler yapacağız. İlçe derneklerini bu yıl il bazında dikkate alacağız ve bir çadır altında toplamı düşünüyoruz. Yine Mersinliler çadırını da bu yıl daha büyük tutup 13 ilçeyi tek çadır altında toplamayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Bu yıl yine oyunların, halayların çekileceğini vurgulayan Günay, “Kültür festivalini halk için yapıyoruz. Halkımızla birlikte olmak, halkımızla birlikte paylaşmak, gülmek ve eğlenmek için yapıyoruz. Bu yıl ayrıca çok coşkulu bir kortej yapmayı planlıyoruz. 2. Kültür Festivalinde çok daha farklı anlayışla farklı etkinliklerle halkımızın karşısına çıkmayı planlıyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından 1. Mersin Kültür Festivali’nin tanıtım filmi gösterildi.